Gazze Şeridi’nde Moloz Yönetimi: Durum Analizi ve Uygulama Çerçevesi

Gazze Şeridi’nde Moloz Yönetimi: Durum Analizi ve Uygulama Çerçevesi

Giriş

Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, Gazze Şeridi'nde erken toparlanma ve yeniden imar çabaları kapsamında, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile iş birliği yaparak yıkılan bina ve tesislerden ortaya çıkan molozun geri dönüştürülüp yeniden inşa süreçlerinde kullanılabilir bir kaynağa dönüştürülmesini amaçlayan bir proje başlattığını duyurdu.

Söz konusu proje, yaklaşık 61 milyon ton olarak tahmin edilen devasa moloz miktarı nedeniyle büyük önem taşımaktadır. Bu hacim, özellikle Gazze'ye yönelik uluslararası taahhütlerin hayata geçirilmesindeki yavaşlık da göz önüne alındığında, yeniden imar sürecinin önündeki en büyük engellerden biri olarak öne çıkmaktadır.

Bu girişim, ateşkesin başlamasından yaklaşık yedi ay sonra gündeme gelmiştir. Aynı anda Kahire'de, ABD arabuluculuğunda taraflar arasında yürütülen müzakereler devam etmektedir. Bu müzakereler, ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçişi hedeflemekte olup, işgal güçlerinin kısmi çekilmesini, yerinden edilenlerin Gazze'nin doğu bölgelerine dönüşünü ve sivil ile ekonomik faaliyetlerin yeniden canlandırılmasını içermektedir. Tüm bu gelişmeler, yeniden imar sürecinin başlatılması açısından temel bir zemin oluşturmaktadır.

Molozun Toplanması ve İşlenmesine İlişkin Mekanizmalar

Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Müsteşarı Muhammed Abbûd, UNDP ile varılan mutabakat çerçevesinde, Gazze'nin orta kesiminde yer alan “Netzarim” bölgesinin molozun toplanması, ayrıştırılması ve işlenmesi için ana merkez olarak belirlendiğini açıkladı. Söz konusu merkezin, farklı bölgelerden getirilecek molozları taşıyan günde 100'ün üzerinde kamyonu kabul etmesi planlanmaktadır.

Proje, molozun geri dönüştürülerek özellikle İsrail saldırıları sırasında zarar gören ana yolların onarımında kullanılacak temel inşaat malzemelerine dönüştürülmesini esas almaktadır. Bunun yanı sıra, coğrafi olarak parçalanmış bölgeler arasındaki bağlantının yeniden kurulmasına katkı sağlaması hedeflenmektedir.

Geleceğe yönelik planlamalarda, geri dönüştürülen malzemelerin kıyı şeridinin güçlendirilmesi ve erozyona karşı korunması amacıyla kullanılması da öngörülmektedir. Ayrıca, deniz alanlarının ileride kalkınma projeleri için değerlendirilmesine yönelik mühendislik dolgusu projeleri de gündemdedir.

“Netzarim” bölgesi, coğrafi konumu, düşük nüfus yoğunluğu ve Selahaddin ile Reşid caddeleri üzerinden kolay erişilebilir olması gibi lojistik avantajları sayesinde tercih edilmiştir. Yaklaşık 21 kilometrekarelik bir alana yayılan ve büyük ölçüde boş arazilerden oluşan bu bölge, geçmişte İsrail'in Gazze'deki en büyük askeri üslerinden birine ev sahipliği yapmıştır. Bölgede yalnızca Mısır Gazze Yeniden İmar Komitesi desteğiyle kurulan bir kampın bulunması da projeyi kolaylaştıran bir diğer unsurdur.

Moloz Yönetimi İçin Önerilen Planlar ve Senaryolar

Birleşmiş Milletler'in tahminlerine göre, Gazze'de molozun kaldırılması ve yönetilmesinin toplam maliyeti yaklaşık 909 milyon dolardır. Bu rakam, kaldırma, işleme, risk yönetimi ve uzun vadeli işletme giderlerini kapsayan genel bir maliyet olarak sunulmaktadır. Projenin ilk aşamada uygulamaya konulabilmesi için ise yaklaşık 110 milyon dolarlık bir finansmana ihtiyaç duyulmaktadır.

Projenin hayata geçirilmesiyle birlikte 36 bin civarı çalışma saatinin oluşturulması beklenmektedir. Bu kapsamda yakıt tedariki, denetim ve koordinasyon gibi alanlarda faaliyetler yürütülecek; ayrıca yaklaşık 200 aileye altı ay süreyle geçici istihdam sağlanacaktır.

UNDP, moloz yönetimi için iki temel senaryo önermektedir. İlk senaryoda, molozun tamamen kaldırılarak nihai bertaraf alanlarına taşınması öngörülmektedir. Bu alanların Gazze'nin kuzeyi, Gazze kenti, Deyr el-Belah, Han Yunus ve Refah gibi merkezî bölgelerde kurulması planlanmaktadır. Böylece hem coğrafi denge sağlanacak hem de nakliye maliyetleri azaltılacaktır.

İkinci senaryo ise daha sürdürülebilir bir yaklaşımı benimsemektedir. Bu modele göre molozun yaklaşık %50'si depolama alanlarında bertaraf edilirken, kalan kısmı geri dönüştürülecektir. Bu kapsamda günlük yaklaşık 105 kamyonluk bir taşıma sistemi işletilecek ve Gazze'nin kuzeyi, Gazze kenti ve Han Yunus'ta üç ana geri dönüşüm merkezi kurulacaktır. Han Yunus'taki merkezin aynı zamanda Deyr el-Belah ve Refah bölgelerine de hizmet vermesi planlanmaktadır. Bu yaklaşım, çevresel etkilerin azaltılmasını ve molozdan azami fayda sağlanmasını hedeflemektedir.

Finansman ve Kaynakların Dağıtımı

Önceki saldırılar sırasında yürütülen moloz kaldırma çalışmalarından elde edilen tecrübeler ve mevcut tahminler doğrultusunda, 1 milyon ton molozun kaldırılmasının maliyetinin 8 ila 15 milyon dolar arasında değiştiği öngörülmektedir.

Bu finansman; molozun kaldırılması, ağır iş makinelerinin temini, kırma ve geri dönüşüm tesislerinin kurulması ile proje kapsamında oluşturulan istihdamın desteklenmesi gibi alanlara yönlendirilecektir.

Hazırlık Süreçleri ve Güvenlik Önlemleri

Molozun kamyonlarla taşınarak kırma tesislerine ulaştırılmasından önce, sahada çalışan ekipler için kapsamlı eğitim programları düzenlenmesi gerekmektedir. Bu eğitimler, Birleşmiş Milletler Mayın Faaliyetleri Servisi (UNMAS) ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı ile iş birliği içinde yürütülecektir.

Moloz, patlamamış mühimmat, asbest, kimyasal atıklar ve tıbbi atıklar gibi tehlikeli maddeler içerebileceği için ciddi bir çevresel ve sağlık riski oluşturmaktadır. Bu nedenle çalışanlara, özellikle patlayıcı maddelere güvenli şekilde müdahale edebilmek için özel eğitimler verilecektir.

UNDP tahminlerine göre, toplam bütçenin yaklaşık %10'u patlamamış mühimmatın temizlenmesine ayrılacaktır. Bu süreç; mühimmatın tespiti, risk değerlendirmesi, etkisiz hale getirilmesi ve yerleşim alanlarından uzakta kontrollü şekilde imha edilmesi aşamalarını içermektedir.

Bu durum, projenin maliyetinin yalnızca moloz miktarından değil, aynı zamanda Gazze'deki zorlu operasyonel koşullardan da kaynaklandığını göstermektedir.

Molozun Teknik Sınıflandırılması ve Kullanım Alanları

Moloz, özelliklerine göre üç ana kategoriye ayrılmaktadır:

Katı beton bloklar: Kıyı dolgusu ve dalgakıran yapımında kullanılabilir.

Beton dışı malzemeler: Metal (demir, bakır), ahşap ve plastik gibi geri dönüştürülebilir unsurlar ayrıştırılıp, farklı sanayi alanlarında kullanılabilir.

İnce malzemeler: Kırma işlemi sonucu ortaya çıkan toz ve ince çakıl, yol yapımında ve beton karışımlarında değerlendirilebilir.

Bu yaklaşım, molozun ekonomik bir değere dönüştürülmesini ve döngüsel ekonomi ilkeleri doğrultusunda değerlendirilmesini sağlayacaktır.

Ekonomik ve Çevresel Önemi

Proje; inşaat malzemesi ithalatına olan bağımlılığı azaltacak, yeniden imar sürecini mümkün kılıp, istihdam oluşturacak ve çevresel kirliliği azaltacaktır.

Karşılaşılan Zorluklar

Sahaya İlişkin Engeller:

Gazze'ye yönelik devam eden abluka, ağır iş makineleri ve teknik ekipman girişini kısıtlamakta; bu durum projenin uygulanmasını zorlaştırmaktadır. Ayrıca bölgede gerekli ekipmanların yetersizliği, çalışmaların verimliliğini düşürmektedir.

Buna ek olarak, “sarı hat” olarak bilinen bölgelerdeki İsrail kontrolü, en fazla zarar gören alanlara erişimi kısıtlamaktadır. Süregelen askeri faaliyetler ve ateşkes ihlalleri ise sahada çalışanların güvenliğini tehdit etmektedir.

Mali ve Siyasi Zorluklar:

Proje, bağışçı ülkelerin taahhütlerini tam olarak yerine getirmemesi nedeniyle ciddi bir finansman açığıyla karşı karşıyadır. Ayrıca bazı uluslararası kuruluşların faaliyetlerinin kısıtlanması ve lisanslarının iptal edilme riski, koordinasyonu zorlaştırmaktadır.

Şubat ayında Washington'da düzenlenen bağışçılar konferansında yaklaşık 17 milyar dolarlık destek taahhüdü açıklanmış olsa da, bu taahhütlerin siyasi şartlara bağlı olması süreci belirsiz kılmaktadır.

Bu tablo, projenin önündeki engellerin yalnızca teknik değil, aynı zamanda derin siyasi ve lojistik boyutlar taşıdığını göstermektedir.

Öneriler

  • Uluslararası finansman artırılmalı ve kaynak açığı kapatılmalıdır.
  • Modern ekipman ve teknolojiler devreye alınmalıdır.
  • Filistin özel sektörü ile iş birliği güçlendirilmelidir.
  • İş güvenliği ve eğitim standartları yükseltilmelidir.
  • Altyapı ve yönetişim mekanizmaları geliştirilerek kaynak yönetiminde şeffaflık sağlanmalıdır.